Afetin Ortaya Çıkmasının Sebepleri Nelerdir? Afet deyince herkesin aklına önce doğal felaketler gelir, değil mi? Depremler, seller, fırtınalar… Ama ben de diyorum ki, biraz da “afetin insan içindeki halleri” üzerine kafa yoralım. Çünkü asıl afet, bazen bizim içimizdeki fırtınadır! Ama ciddi anlamda soruyorum: Afetin ortaya çıkmasının sebepleri nelerdir? Bu soruyu basit bir şekilde çevremdeki birkaç kişiyle sorarak buldum diyebilirim. İzmir’de yaşıyorum ve 25 yaşındayım. Yani hem arkadaş ortamımda her zaman espri yapan biri, hem de sürekli her şeyi fazla düşünen, analiz yapan bir insanım. Bu ikili kişiliği de yazıya dökmeden duramadım. Gelin, biraz mizahi bir şekilde bu “afet” meselesine bakalım.…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Bipolar Atak: Felsefi Bir Bakış Açısı Bir insanın kendisini nasıl hissettiğini tanımlamak hiç de kolay değildir. Yaşam, anlık duygu durumları ve düşüncelerin bir dizi karmaşık örüntüsünden ibarettir. Her birimizin zihni, farklı duygularla şekillenen bir okyanus gibi; kimisi sakin, kimisi fırtınalı. Peki, bir birey bu okyanusta kaybolduğunda, ne olur? Bipolar atağın, bir zihinsel sağlık durumu olarak, insan deneyimi üzerindeki derin etkileri düşündürücüdür. Ancak bir hasta bu ruh hali değişimlerini nasıl tanımlar? Bir insanın duygu durumundaki bu ani dalgalanmalara, insanlığın özünü anlamaya çalışan felsefi bakış açılarıyla yaklaşmak, bazen daha çok soruyu ortaya koyar. Ontoloji, epistemoloji ve etik: Bunlar yalnızca soyut kavramlar değildir.…
Yorum BırakAmmar Kimin İsmi? Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Giriş: İsimler ve Kimlikler Arasındaki Bağ Bir insanın adı, sadece bir kelime ya da harfler dizisi değildir. O, kimliklerin ve toplumsal yerleşimlerin bir yansımasıdır. Her bir isim, zamanla belirli bir kültürel, coğrafi ve toplumsal bağlamı üzerinde taşır. Bu bağlamda, Ammar ismi, hangi toplumda, hangi kültürde ve hangi sosyo-ekonomik düzeyde kullanıldığında farklı anlamlar taşır? Toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşimleri, ismin sadece bireysel bir kimlik değil, toplumsal normların, kültürel pratiklerin ve gücün bir yansıması olmasını sağlar. Ammar ismi üzerinde düşündüğümüzde, onun sadece bir insanı değil, tüm bir toplumun sosyal, kültürel…
Yorum BırakAleviliğin Diğer Adı Nedir? Bir Antropolojik Bakış Kültürler arasında bir gezintiye çıkmaya ne dersiniz? Dünya üzerindeki farklı toplulukların varlıklarını sürdürürken oluşturdukları inançlar, ritüeller, semboller ve toplumsal yapılar, insan olmanın çeşitliliğini gözler önüne seriyor. İnsanlık, tarih boyunca birbiriyle etkileşimde bulunarak çok çeşitli kimlikler oluşturdu. Bu kimlikler, sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel yapılarla şekilleniyor. Alevilik, bu çeşitliliğin derinliklerine inmek isteyenler için büyüleyici bir örnek. Peki, Aleviliğin diğer adı nedir? Bu soruyu sormak, sadece bir ad arayışı değil, aynı zamanda bir kimlik, kültür ve toplumsal yapı keşfi demektir. Alevilik, tarihsel kökleri derinlere uzanan, zengin bir ritüel ve inanç sistemine sahip…
Yorum BırakTürkler Çin’i Fethetti mi? Toplumsal Yapıların ve Güç İlişkilerinin Sosyolojik Bir İncelemesi Bir toplum, tarih boyunca sadece coğrafi sınırları genişletmekle kalmaz, aynı zamanda kültürel, sosyal ve ekonomik yapılarını da sürekli olarak inşa eder ve dönüştürür. Bu süreç, bir halkın, bir ülkenin ya da bir imparatorluğun tarihteki yerini nasıl bulduğuyla ilgili derinlemesine düşünmeyi gerektirir. Bugün, Türkler’in Çin’i fethedip fethetmediğini sorarken, sadece coğrafi bir genişlemeyi değil, aynı zamanda kültürlerin, toplumsal normların ve gücün nasıl şekillendiğini de tartışıyoruz. Bu yazıda, toplumsal yapılar, cinsiyet rolleri, kültürel pratikler ve güç ilişkileri üzerinden, tarihsel bir olguyu daha derinlemesine anlamaya çalışacağız. Türkler ve Çin: Bir Fetih Öyküsü…
Yorum BırakTopkapı Sarayı 4. Avlu: Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Ekonomistin Girişi Ekonominin temel ilkelerinden biri, kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlı kaynaklarla yapılan tercihlerdir. Her karar, bir fırsat maliyetiyle gelir ve bu da belirli bir seçimin yapılmasının, başka bir seçeneği dışlamasına yol açar. Tıpkı bir ülkenin ekonomik gelişiminde olduğu gibi, bir sarayın iç yapısı ve düzeni de, o dönemin toplumsal ve ekonomik yapısını yansıtır. Topkapı Sarayı’nın 4. avlusu da, sadece Osmanlı İmparatorluğu’nun zirveye ulaşan kültürel ve idari yapısını simgelemekle kalmaz, aynı zamanda kaynakların nasıl yönetildiği, nasıl seçildiği ve ne şekilde halkla paylaşıldığına dair önemli dersler sunar. Bu…
Yorum BırakTMK 229 Maddesi: Felsefi Bir Bakış Açısıyla İnsanlık, Etik ve Gerçeklik Giriş: Gerçeklik ve İnsanlık Arasında Sıkışan Hukuk Bir düşünür, “Gerçeklik nedir?” diye sorduğunda, bu soru hiç de basit bir şekilde yanıtlanamaz. Gerçeklik, çoğu zaman sadece ne olduğuna dair bir açıklama yapmanın ötesine geçer; o, aynı zamanda bizim onu nasıl algıladığımız, ne şekilde yorumladığımız, varlıkla ve kendimizle olan ilişkimizle şekillenir. Felsefede bu sorular, epistemoloji, ontoloji ve etik gibi büyük alanlarda ele alınır. Bu bağlamda, toplumları ve insanları derinden etkileyen yasalar da, çoğu zaman bu derin insanlık halleriyle çatışır. Kimi zaman, bu yasalar insan doğasına uyar, bazen de birer engel haline…
Yorum BırakTahrikli Motor: Geçmişin İleriye Bakan Mirası Geçmiş, sadece bugünü anlamanın bir yolu değildir; aynı zamanda geleceğe dair ipuçları ve çıkarımlar barındıran bir rehberdir. Tarih, insanların düşünme biçimlerinin, teknolojinin, toplumsal yapıların evriminin ve nihayetinde medeniyetin nasıl şekillendiğini anlamamıza olanak tanır. Tahrikli motorlar, bu büyük evrimin içinde insanlığın en önemli icatlarından biri olarak yer alır. Bu yazıda, tahrikli motorun tarihsel gelişimini ele alırken, bu devrimin toplumsal etkilerini ve bu teknolojinin zaman içindeki dönüşümünü inceleyeceğiz. Erken Dönem: Temel İlkelere Yolculuk Tahrikli motor, insanlık tarihindeki ilk büyük enerji dönüşümünü simgeler. İlk örnekleri, çok eski zamanlara dayansa da, bugünkü anlamıyla tahrikli motorun temelleri 17. yüzyılın…
Yorum Bırak9. Sınıf Din Kültürü: Değer Nedir? Eleştiriyorum! Değerler Eğitimi Mi, Zorunlu Ders Mi? Bence 9. sınıf din kültürü dersinin konusu “değer” değil, “zorunluluk” olmalı. Evet, yanlış duymadınız. Her ne kadar müfredatta ‘değer’ üstünde dursak da, bu ders aslında çoğu zaman sadece geçmek için yapılan bir zorunluluk. Şimdi diyeceksiniz ki: “Bu kadar mı kötü? Hadi canım, biraz da değerlerin önemini anlat.” Eh, evet, değerler önemli; ama bu dersi işleyiş biçimi o kadar sıkıcı ki, bazen değerleri anlamak bir yana, hayatta hangi dersi niye aldığımı sorguluyorum. Hadi gelin, gelin bir analiz yapalım. Din kültürü dersinin amacı değerler üzerine konuşmaksa, neden çoğu öğrenci…
Yorum BırakOffline ile Ödendi Ne Demek? Sosyolojik Bir İnceleme Bir alışveriş yaparken ya da bir hizmet alırken, bazen kasada ya da ödeme ekranında “offline ile ödendi” ibaresini görürüz. Bu terim, çoğu zaman işin teknik kısmıyla ilgilidir ve kasiyer ya da kullanıcı için yalnızca kısa bir işlem adımı olarak algılanabilir. Ancak, bu basit ifade, içinde barındırdığı toplumsal anlamlar ve kültürel bağlam açısından derinlemesine incelendiğinde farklı bir anlam taşır. Toplumsal yapılar, güç ilişkileri ve ekonomik süreçlerle nasıl etkileşime girdiği üzerine düşünmek, “offline ile ödendi” gibi günlük ifadelerin arkasındaki daha büyük resmi anlamamıza yardımcı olabilir. Bu yazıda, “offline ile ödendi” teriminin yalnızca bir ödeme…
Yorum Bırak