Coğrafi Koordinatlar: Sayılardan Gerçekliğe Hepimiz bir harita gördüğümüzde, “Burası neresi?” diye sorarız. Peki, haritalarda gördüğümüz sayılar ne anlama geliyor? Koordinatlar, sadece birer rakam dizisi mi? Yoksa dünyayı anlamamızın anahtarı mı? Bu yazıda, coğrafi koordinatların ne olduğunu, nasıl okunduğunu ve bu sistemin sınırlamalarını cesurca sorguluyoruz. — Koordinatlar: Sayılar mı, Gerçeklik mi? Coğrafi koordinatlar, dünyanın yüzeyindeki bir noktayı tanımlamak için kullanılan sayısal ifadelerdir. En yaygın formatlar: Derece-Dakika-Saniye (DMS): Örneğin, 40° 42′ 51.3732″ N, 74° 0′ 21.2024″ W. Ondalık Derece (DD): Örneğin, 40.714, -74.006. Bu sistem, dünyanın yüzeyini bir ızgara gibi düşünerek, her noktayı benzersiz bir şekilde tanımlar. Ancak, bu sayılar gerçekten dünyayı…
Yorum BırakŞehir ve Lezzet Yazılar
İftarı Neyle Açıyorsun? Psikolojik Bir Mercek Altında İnsan davranışlarını anlamak, bazen bir bütünün sadece bir parçasına odaklanmak kadar zorlayıcı olabilir. Bir psikolog olarak, insanların günlük yaşamlarında aldıkları kararları ve gösterdikleri tepkileri çözümlemeye çalışırken, görünmeyen faktörlerin de ne denli etkili olduğunu merak ederim. İftar, Ramazan ayında oruç tutan herkesin beklediği ve özlediği bir anı işaret eder. Ancak, “İftarı neyle açıyorsun?” sorusu, sadece bir seçim değil, aynı zamanda insan psikolojisinin derinliklerine inmek için önemli bir fırsattır. Bu yazıda, iftarın neyle açılacağı sorusunun bilişsel, duygusal ve sosyal psikolojik boyutlarını inceleyeceğiz ve sizleri kendi içsel deneyimlerinizi sorgulamaya davet edeceğiz. Bilişsel Psikoloji ve İftar Seçimleri…
Yorum BırakAğraf Ne Demek? Bir Hikâyenin Derinliklerinde Bazen kelimeler, bir anlamın ötesine geçer. Onlar, kalbimizin en derin köşelerinden yankılar yaparak bize unutulmaz duygular bırakır. Bugün size anlatacağım hikâye, bir kelimenin içinde sıkışıp kalmış anlamı aramakla ilgili. Bunu sizlerle paylaşırken, bir kelimenin nasıl bir hayatı dönüştürebileceğine dair bir yolculuğa çıkacağız. Hazır mısınız? Hikâyeye Daldığınızda: Ağraf, Ne Değiştirir? Bir zamanlar, küçük bir kasabada yaşayan iki dost vardı: Emre ve Selin. Emre, her zaman sorunları çözme peşindeydi; pratik, hızlı ve stratejik. O, bir problemin karşısına çıktığında, aklında sadece çözümü bulmak vardı. “Hadi, ne yapmamız lazım?” diye sorar, sonra da hemen harekete geçerdi. Selin ise…
Yorum Bırak[](https://bberksan.blogspot.com/p/saltanattan-cumhuriyete.html?utm_source=chatgpt.com) İcra Vekilleri Heyeti Ne Zaman Göreve Başladı? Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı dönemde, yürütme yetkisini elinde bulunduran ilk organ olarak kurulan İcra Vekilleri Heyeti, 3 Mayıs 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından oluşturulmuştur. Bu heyet, aynı zamanda Meclis Hükûmeti olarak da bilinir ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde kurulan ilk bakanlar kurulu olma özelliğine sahiptir. Kuruluş Süreci ve Hukuki Dayanak 23 Nisan 1920’de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, yalnızca yasama yetkisini değil, aynı zamanda yürütme yetkisini de üstlenmiştir. 25 Nisan 1920 tarihinde Meclis’in 5 sayılı kararıyla “Kuvve-i İcraiye Teşkiline Karar Verildi” denilerek İcra Vekilleri Heyeti’nin hukuki varlığı…
Yorum BırakHüccet Nedir? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan Davranışlarının Derinliklerine Yolculuk: Hüccet Kavramına Psikolojik Bakış Hüccet
Yorum Bırak150 Manken Olur Mu? Son zamanlarda “150 manken olur mu?” sorusu, yalnızca moda dünyasında değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamiklerde de yankı buluyor. Bu sorunun basit bir cevapla geçiştirilemeyecek kadar derin ve anlamlı olduğunu düşünüyorum. Hepimiz, toplumsal normlara göre şekillenen bir dünyada yaşıyoruz ve moda endüstrisi, bu normları pekiştiren ya da onları sorgulayan bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Peki, 150 mankenin bir arada olabileceği bir dünya mümkün mü? Tabii ki! Ancak bu, yalnızca fiziksel görünüşle sınırlı bir soru değil. Bu, toplumsal cinsiyet rollerinin, çeşitliliğin ve sosyal adaletin tam anlamıyla nasıl şekillendiğini, kabul gördüğünü ve kutlandığını sorgulayan bir…
Yorum BırakExcel Formüller Nerede? Bir Psikolojik Mercek Altında Bir psikolog olarak insan davranışlarını anlamaya çalışırken, çoğu zaman en basit durumların bile altında derin psikolojik katmanlar yattığını keşfederim. İnsanlar, bazen karmaşık problemlere çözüm ararken, çoğu zaman çözümün tam önlerinde olduğunu bile fark etmeyebilirler. Bu yazıda, son dönemde karşılaştığım oldukça yaygın bir durumu ele alacağım: “Excel formülleri nerede?” Birçok insanın sıkça yaşadığı bu durumu psikolojik açıdan incelemek, aslında daha geniş bir düşünme tarzı ve öğrenme yaklaşımının ipuçlarını veriyor. Formüller, verileri çözümlememizi sağlayan araçlardır, ama insan psikolojisi bu araçlara nasıl yaklaşır? Gelin, bu soruyu birlikte bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifinden ele alalım. Bilişsel…
Yorum BırakEski Türkçe “Kara” Ne Demek? Psikolojik Bir Perspektif Bir psikolog olarak, insanların düşünce biçimlerini, duygularını ve toplumsal ilişkilerini çözümlemek her zaman ilgimi çekmiştir. Dil, bu karmaşık içsel süreçleri anlamanın anahtarlarından biridir. Eski Türkçe’de “kara” kelimesi, bir yandan belirli bir renge, bir yandan da duygusal bir duruma işaret eder. Ancak, bu kelimenin anlamı yalnızca yüzeydeki tanımla sınırlı değildir. Derinlemesine bir bakış açısıyla, “kara” kelimesinin, bireylerin psikolojisini nasıl etkileyebileceğini ve kültürel olarak nasıl şekillendiğini incelemek, içsel dünyamızla ilgili yeni perspektifler sunabilir. Gelin, “kara” kelimesinin psikolojik boyutlarını bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji açısından keşfe çıkalım. Eski Türkçe “Kara”: Yüzeyin Ötesine Bakmak Eski Türkçe’de…
Yorum BırakDoktrin ve İçtihat Nedir? Pedagojik Bir Bakış Açısıyla İnceleme Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Eğitimdeki en büyük motivasyonum, öğrenmenin sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bir dönüşüm süreci olduğuna inanmamdır. Öğrenme, bireylerin dünyayı nasıl algıladığını, anlamlandırdığını ve bu anlamları nasıl bir araya getirdiğini şekillendirir. Öğrenme süreci, hayatımıza etki eden birçok faktör gibi, bazen dogmatik kalıplarla şekillenirken, bazen de daha özgür ve yaratıcı bir biçimde yol alır. Peki, öğrenmenin bu gücü doktrin ve içtihat gibi kavramlarla nasıl bağlantılıdır? Bu yazıda, bu iki terimi eğitim bağlamında ele alacak ve onları öğrenme teorileri, pedagojik yöntemler ve bireysel/toplumsal etkiler çerçevesinde tartışacağız. Doktrin: Sabit Kuralların Öğrenme…
Yorum BırakÜstünden Geçmek Ne Anlama Gelir? Bir Hikâye Hayat bazen öyle anlarla karşılaştırır ki insan, yaşadığı duygulara anlam vermekte zorlanır. Herkesin kendi yolculuğunda farklı patikalardan geçmesi, bazen zorlu dönemlerden, bazen de huzur veren anlardan geçmesi gibi… Ama bir şey var ki, hepsi bir şekilde “üstünden geçmek”ten ibaret. İster küçük, ister büyük olsun, hayatın üzerinde yürüdüğümüz her an, bir anlam taşır. Bunu bir hikâye üzerinden anlatmak istiyorum. Bazen anlamak için kelimelere değil, duygulara, ilişkilere ve insanlara ihtiyaç duyarız. Ve işte bu hikâye, “üstünden geçmek” kavramını derinlemesine keşfetmek için bir yolculuğa çıkmamızı sağlıyor. Bir Sonbahar Akşamı Sedef ve Baran, eski bir arkadaşlardı. Yıllardır…
Yorum Bırak